ANAYASA FİKRİ

ANAYASA FİKRİ

OZEROZGUR
OZEROZGUR
Jan 22, 2017, 11:30 PM |
1

Anayasa bir yasa değildir aslında. Hatta batı dillerindeki karşılığı constitution’dur, içinde yasa geçmez.

12. yüzyıl Fransızcası’ndaki constitucion’dan geliyor. Constitucion ise Orta Latince’deki constitutionem’den, yani constituere’nin participe passé’si (geçmiş zaman ortacı) olan constitutus’tan geliyor. Bu fiilin anlamı ise yaklaşık olarak kararlaştırmak, karar vermek veya tespit etmek denilebilir.

Anayasa fikri Magna Carta Libertatum belgesine dayansa da constitution’un tam olarak modern anlamında kullanılması doğal olarak daha yeni. Yine de 16. yüzyıl Fransızcasında constitutif’in “kurucu irade sahibi” anlamında kullanıldığını biliyoruz.

Türkçemizde constitution kavramı için daha önce Kanun-u Esasi (1876), Teşkilat-ı Esasiye (1921) karşılıkları kullanılmıştı. "Anayasa" tabirinin kullanılmasını öneren ise Yaşar Nabi Nayır'dır. Konstitüsyon ise daha çok temel bilimlerde “yapı” ve “yapılandırma”nın karşılığı olarak kullanılıyor. Söz gelimi kimyasal konstitüsyonhemolitik konstitüsyon gibi.

Ne yazık ki “anayasa”, bir “bilgisayar” gibi mükemmel bir türetme sayılmaz. Anayasanın bir yasa olduğu yanılgısına yol açmış da olabilir.

"Anayasa yazmak" da, benzer şekilde, yasa koymaktan farklı.

Anayasanın gücü ile yasanın gücünü kısaca karşılaştıralım. Egemenlik milletindir, millet bunu meclis eliyle kullanır (m. 6). Millet yalnız bugün var olanlardan değil, aynı zamanda binlerce yıllık geçmişten ve doğacak nesillerden oluşur.

İşte millet egemenliği bu kadar güçlü olsa da, teorisyenler anayasanın modern kapitalist devletin asıl unsuru olan “millet”ten dahi güçlü olduğunu kanaatinde. Nitekim anayasaların çoğu “sert”tir. Değiştirmek için nitelikli çoğunluklar aranır.

Bir diğer husus, hak ve özgürlüklerin “dokunulamaz”lığıdır. Hak ve özgürlükler anayasaları sert kılıyor bir anlamda.

İlk modern anayasa kabul edilen Amerikan Anayasasında en önemli kaygının birey olan insanın hak ve özgürlükleri olduğunu görüyoruz. Burada İngiltere monarkının zulmünden kurtulmayı başarmış Amerikan halkı başka bir monark gelmesin istemiştir denilebilir.

İnsan haklarına ilişkin temel metinler nelerdir diye sorsalar Birleşmiş Milletler Anayasasını en başlarda sayarız.

Amerikan Anayasasının diğer iyi örneklerinde de aynı kaygıların işlendiğini görüyoruz. Zaten devlet de insan için değil midir?

Bu arada, elinizde en mükemmel anayasa olsa da, bütün yurttaşlara eşit ve tarafsız uygulanmazsa bu mükemmel oluşun bir kıymeti yoktur. O bakımdan toplumlar öncelikle anayasalarının tam ve eşit olarak uygulanıp uygulanmadığını gözetmeliler.

"Anayasa yazma"nın koşullarından biri olarak, kurucu (constitutif) iradeniz olmalı. Üstelik yalnız ülkemizde değil aynı zamanda dünyanın hemen bütün her köşesinde anayasalar bir kaos ortamında yapılmıştır. Bunu “anayasalar kanla yazılır” şeklinde ifade edenler olmuştur.

Ancak insan haklarındaki standartların gelişimi, idam cezalarının kalkma eğiliminde olması gibi nedenlerden ötürü ben gelecekte daha az şiddetli kaoslarda kurucu iradeler oluşacağına inanıyorum. Yine de kaos ile anayasa yazılır diyenlere saygı duyarım.

Bir anayasa yürürlükteyken başka anayasa yazılmasının bazı sorunları da olduğu da açık. Özellikle devletin temel bir organı yasama meclisinin üyelerinin bu güce haiz olup olmadığı tartışmalı.

Devamı

Link