x
Chess - Play & Learn

Chess.com

FREE - In Google Play

FREE - in Win Phone Store

VIEW
DEVLET MAALESEF DEMEZ

DEVLET MAALESEF DEMEZ

OZEROZGUR
Aug 15, 2015, 8:38 AM 0

14 Nisan 2012'de Fikret Bila Milliyet gazetesinde Enerji Bakanı ile yaptığı röportajı yayınlamıştı. Bakan, Bila'nın "Faturadaki kayıp-kaçak kalemine itiraz var. Kaçak elektrik kullanmayan niye kaçak parası ödüyor?" sorusuna: "Bu konu aslında biraz hassas bir siyasi konu. İstismar edilmeye müsait. Kayıp-kaçağın en fazla olduğu bölge Güneydoğu bölgesi. Urfa, Diyarbakır, Siirt, Batman, Hakkâri. Şimdi bu bölgedeki kaçak elektriğin parasını sadece bu bölgedeki abonelere yansıtırsak, bunu siyasi olarak istismar ederler. Terör örgütü ve siyasette aynı çizgideki partiler; ayrımcılık yapılıyor, diye istismar ederler. Fatura farkını etnik ayrımcılık diye gündeme getirirler. İşte Diyarbakırlıya elektrik 46 kuruştan, Bilecikliye 30 kuruştan satılıyor derler. Bunu dedirtmek istemiyorum. Etnik ayrımcılık propagandası için kullanacakları malzeme vermek istemiyorum."şeklinde cevap vermişti.

Son günlerde ise ise herhalde seçim ayarlı olsa gerek, "maalesef elektrik parası da ödemiyorlar" anlayışı gelişmiş. Devletin görevi senin terör örgütün var sen kaçakçılık yapabilirsin, sınavda kopya çekebilirsin, elektrik çalabilirsin demek değildir. Devletin görevi adaleti sağlamaktır.

Devlet maalesef demez!

SÜREÇ MÜREÇ

Benim geçmişte bir dönem AKP'ye gönül vermiş kardeşlerim aşağıdaki satırları mutlaka okumalı:

"Bizim din ile ilişkimiz yok. Halkımız tanrıdan, ideolojiden kopmalıdır! Ben çok uğraştım sonunda tanrıdan koptum. Tanrıyı aştım! Böylece Abdullah Öcalan olabildim. İslam kadınımıza bir şey vermemiştir. Bunun yerine sosyalist ahlakı koyacağız!" (Abdullah Öcalan, 13 Eylül 1998 günü Şam`da yaptığı konuşma)

Biliyorsunuz AKP maalesef eskiden namaz kılıyordu diye şirin göstermeye, sevgi pıtırcığı belletmeye çalıştığı bu dinsizle masaya oturdu. Bu dinsizin terör örgütü de AKP nasılsa Devlete operasyon yaptırmıyor diye kaçak sigara, CD, uyuşturucu, fuhuş elemanı, değnekçi, mühimmat, silah ve militan devşirdi. Oysa merhum Erbakan "AKP'ye oy vermek cehenneme bilet almak" diyordu.

VATANDAŞ

Zaten başta başbakan ve önde gelen solcular olmak üzere bazılarının yatırılanlardan vatandaşlarımız diye bahsetmesinden adamların sağlam ayakkabı olmadığını anlamıştım. Malumunuz, son zamanlarda ya kaçakçılardan veyahut roketatarla yakalanan teröristlerden vatandaşlarımız diye söz edilir oldu.

Vatandaş az gelir Beyler sevgi pıtırcığı deyin sevgi pıtırcığı!

AA'DAN ERKEN SEÇİM HAZIRLIĞI

Bakın kimler kandan besleniyormuş:

Şehit haberlerinin ciğerimizi yaktığı şu günlerde Anadolu Ajansı Zaytung gibi erken seçim hazırlığı haberi yapmış: Şok şok şok, akaryakıt fiyatlarında en çok düşüş yaşanan ülke Türkiye'ymiş. Ey Anadolu Ajansı bir dahaki sefere şöyle bir haber yapın, yakışır: "akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin üçüncü türevinin karekökü alındığında en iyi ülke Türkiye çıkıyor".

Tavsiye ederim.

TAYYAR'DAN DA SEÇİM STARTI

Şamil Tayyar "koalisyonun yatmasından İsrail rahatsız demiş". Zaten anladık, pek mübarek (!) adamlarsınız, her yaptığınızdan sevap (!) olduğu için olsa gerek İsrail rahatsız da, peki 40 saatlik koalisyon görüşmesini neden yaptınız? İsrail'i memnun etmek için mi?

GAZA GELMEYİN! 

"Siz hiç Deniz Gezmiş'i bir askere ateş ederken gördünüz mü?" şeklinde yazıp yaymaya başlamışlar. Deniz Gezmiş'in hayatından haberi olmayan bu ergenlerin hazırladığı sosyal medya sayfalarının gazına gelmeyin! Deniz Gezmiş, Sivas'ta güvenlik güçlerinden kaçarken bir astsubayın lojmanını bastı, evin kapısını kapatmak isteyen eşine arabalarını gasp etmek için ateş ederek silahsız, sivil ve güçsüz bir kadının elini koparttı ve arabayı alıp gitti. Kaynak: Erdal Öz, Gülün Solduğu Akşam, 1986 ve Nihat Behram, Darağacında Üç Fidan, 1976.

Online Now