FARZI AYIN NEDİR?

FARZI AYIN NEDİR?

OZEROZGUR
OZEROZGUR
Feb 5, 2015, 12:03 AM |
0

 

Mızraklı ilmihal olarak da bilinen Miftah’ül-Cenne [1] kitabına göre bir tür farzı ayın olan amel-i farz, mükellef olan her Müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken ibadetleri kapsar. Yine bir tür farzı ayın olan ilm-i farz, miktar-ı farz, itikad-ı farz ve farzları yaparken yalnız Allah rızası için yapmak olan ihlas-ı farzın hepsine birden farzı ayınlar denir.

Farzı ayın nedir? Farzı ayın ya da farz-ı ayn, mükellef olan her Müslümanın bizzat kendisinin yapması gereken farzdır. Hâlbuki farzı kifaye Müslümanlardan lüzumu kadar kimse tarafından yapılınca diğerlerinin mükelleflikten (sorumluluktan) kurtulduğu farzdır. En çok bilinenleri cenaze namazı kılmak, cenazeyi defnetmek gibi farzı kifayelerdir.

Farz nedir?

Öncelikle “Allah indinde (nezdinde) din İslam’dır” [2]. Farz, dinimizin kesin bir şekilde emrettiği şeylerdir. Farzı terk etmek haramdır.

Farzı inkâr etmek ise, burası oldukça önemli, küfürdür. Haramda da aynı şekilde. Haram işlemek günahtır, ancak haramı inkâr etmek küfürdür.

Hoca değilim ama farz olmayan amelin (eylem) farz olduğunu söylemek de sağlıklı bir şey olmasa gerek. Söz gelimi bir zanaatkâr bir iş için kendisinin tutulmasını farz olduğunu söylemesi pek sağlıklı değil. Zira farz, Allah'ın (cc) kesin olarak yapılmasını ve yerine getirilmesini istediği ve bunun kat'i delillerle sabit olduğu emirlerdir. 

Yine bir imalatçının kendi mamulünün tüketilmesinin farz olduğunu ilan etmesi de sağlıklı görünmüyor. Ya da bir tüccarın kendi ürününün satın alınması için farz dememeli. Bir kişi bir yerde siyaset yapıyorsa o da aynı şekilde “bana oy verin yoksa farzı terk etmiş olursunuz” derse, orada kaos çıkar. Küçük çıkarlar için böylesine kuşkulu yollara girilmemeli. Başında “teşbihte hata olmaz” desek dahi bu tür benzetmelerden kaçınmak yerinde olur.

Dinimizin emirlerini çıkarlarımız için farklı yorumlamak İslam dini hakkında kötü algı oluşmasına yol açmaz mı? Günümüzde dünya küçüldü diyoruz, değil mi? Yani iletişim olanakları sayesinde bir sanatçı, bir siyasetçi, bir sanayicinin dünyanın bu tarafında yaptığı bir iş belki de dakikalar içinde dünyanın diğer tarafında yankılanabiliyor, tepki alabiliyor. Bu tepki iyi de olabiliyor, kötü de olabiliyor. 

Küreselleşmenin sağladığı iletişim olanakları bir yandan yaşamı kolaylaştırırken diğer yandan göz önünde olan insanları Ülkemize, Milletimize, İslam kültürüne ve medeniyetine karşı da sorumlu kılıyor.

[1] Ayrıntılı bilgi için İslam Ansiklopedisi, Mızraklı İlmihal maddesi.

[2] Ayet-i kerime, 3/19.