x
Chess - Play & Learn

Chess.com

FREE - In Google Play

FREE - in Win Phone Store

VIEW
TARİKATLAR DOKUNULMAZLIK MI İSTİYOR?

TARİKATLAR DOKUNULMAZLIK MI İSTİYOR?

OZEROZGUR
Dec 14, 2016, 3:41 AM 0

Türkiye, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına Dair Kanunun kabul edilmesinin 91. yıldönümü sabahına maalesef bir süleymancı yurdunda 11 çocuğun yanarak can verdiği haberiyle uyandı.

Bir yandan emniyet birimleri, bir yandan basın, olası ihmalleri araştırıyor. Yangın merdiveninin kilitli olması, panik kapısının olmaması gibi faciaya davetiye çıkaran pek çok ihmal su yüzüne çıkmaya başladı. Tespit edilen ihmallerin açıklanmasından başta siyasal İslamcılığa gönül vermiş kesimler olmak üzere birçokları derin rahatsızlık ve bunaltı hissediyorlar.

Bu insanların haliyle bazı kaygıları (!) var. Mesela “Süleymancı” değil “Süleyman Efendi Hazretlerine bağlı” dememizi, “ateşte yanarak ölenlerin şehit” olduğunu hatırlamamızı bekliyorlar. Eğer “ihmal var” dersek bunun “Müslümanlar”a zarar vereceğini düşünüyorlar. Size “Ülkemizde her yerde Kur’an öğrenmenin yasak olduğunu (CHP yüzünden), o yurtların sırf bu yüzden çocuk okuttuğunu” söylettirmek istiyorlar.

Aslında yapılmak istenenin şeyhler ve müritler üzerinden yeni tip bir dokunulmazlık inşası olduğu açık. Yani bu arkadaşlar tarikat ve cemaatlerin yurtlarının, kermeslerinin, her türlü akçeli işlerinin mali, hukuki ve sıhhi denetimden münezzeh olması gerektiğini söylüyorlar.

Eski bakan Korkut Özal da tarikatçıydı. Kaynağı belirsiz serveti ortaya çıkınca “Allah’tan başkasına hesap vermem” demişti, geçen ay Allah’ın rahmetine kavuştu. Bütün tarikat ve cemaatçiler “dokunulmaz”laşırken herhalde kendi karizmaları yetmeyeceğinden olsa gerek Korkut Özal’ın yaptığı gibi Allah’ın ve dinin adını kullanıyorlar. Nitekim yanarak can vermiş çocuklar konusunda Akit TV kanalıyla yapılan bir yayında “Ölen Müslüman, suçlanan Müslüman. Ölen biz, suçlanan biz” gibi garip ifadeler kullanıldı.

Gerçi bu tip ifadeler artık garip olmaktan çıktı. Bugün bir yerde “Müslümanlar geldi”“Müslümanlar gitti”“Müslümanlar yaptı”“Müslümanlar etti”“Müslümanları kimse sevmiyor” gibi laflar duyan herkes artık orada bir tarikat faaliyeti icra edilmekte olduğunu anlıyor. Şimdi bu durumu “ya işte cahillik, ne yaparsınız…” diyerek geçiştiremezsiniz.

Daha birkaç ay önce televizyona çıkıp “1997’de Müslümanların iktidarını engellediler, en çok ağrıma giden bu oldu” diyen kişi Dicle Üniversitesinde bir profesör, dahası ilahiyat profesörü. Bu kişi, Peygamber Efendimizin (s.a.v.) “Bir adam din kardeşine ey kafir derse, bu söz ikisinden birine döner” (Müslim) hadis-i şeriflerini hiç duymamıştır diyebilir misiniz?

Bakın, 2009 yılıydı. Malum kesimin “cemaatçi”lerle olan beraberiyetinin en parlak (!) dönemi. Bir okul kayıt kuyruğu. Büyük bir öğrenci yurdunun elemanları alandaki kıyafetli güvenlik görevlilerinden birinin ellerine sağlı sollu birer poşet tutuşturmuşlardı. Anlaşılan Fetullahçılara ait olduğunu bildiğim yurt, ağzına kadar eşantiyon dolu torbaları görevlilere verip alanda resmen at koşturuyordu. “Eşantiyon almanız için mi verdiler size bu işi?” dememle adamın iri elinin parmaklarını açıp bana sallaması ve “Onlar Allah yolunda çalışıyorlar!” diye kükremesi bir oldu. Bir an Çağrı filminin setindeyiz sandım. Adam bir an Hazret-i Hamza’yı canlandıran Anthony Quinn gibi göründü, “şimdi kılıcıyla ortadan ikiye keser bizi” dedim.

Tarikat ve cemaatlerin dokunulmaz addedilmesi hukuka da dine de uygun değildir. Peki, bütün cemaatleri bir mi tutmalı? Evet, kesinlikle bir tutmalı. Zaten 677 Sayılı Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına Dair Kanun uyarınca tarikat ve cemaatçilik yasaktır. Eğer bu kanun çıkmasaydı, şeyhler, müritler kendilerini yasalardan üstün sayacaklardı. Özellikle başarısız darbe girişiminden sonra bazı nurcu fraksiyonlar şirin gösterilmeye çalışılıyor. Nurcular yolundan gittiği Said-i Kürdi, yazdığı risalelerin iki satırının birinde “Allah bana ihtar etti” deyip duruyor. Yarın bir gün şirin nurcunuz bir iş yapıp “Allah bana ihtar etti” derse ne yapacaksınız?

 

O bakımdan kendi sözde vicdanında tarikatçılar zaten dokunulmazdır. Hani bazen hayret ediyoruz: “Nasıl bunu yapmışlar, bir insan bunu yapar mı?”“Ne biçim insanlarmış, ne vicdansızlarmış”, “Nasıl mideleri kaldırıyor” diye. Bütün bu soruların cevabı “Allah için” kavramında yatıyor. Bunların gözünde “sınavda kopya çekerseniz, torpil yaptırırsanız, çalarsanız, öldürürseniz cehenneme gidersiniz”, ancak “sınavda Allah için kopya çekerseniz, Allah için torpil yaptırırsanız, Allah için çalarsanız, Allah için öldürürseniz cennete gidersiniz”.

Göreleden.com sitesinde yayınlanmıştır.

Link


Online Now