(9) Lasker-Schlechter, Viyana ve Berlin 1910
20. yüzyılın başlarında satranç dünyasında yeni bir yıldız belirdi: Viyanalı Carl Schlechter! Bu topraklar gambitlere isim vermiş, romantik ekolün en renkli figürlerini yetiştirmişti. Hatta 1904 yılında Viyana'da organize edilen turnuvanın tüm oyunlarında, önceden kararlaştırıldığı üzere şah gambiti oynanması zorunluydu (Tematik şah gambiti turnuvası). Bu ilginç etkinliği 14,5/17 skoruyla kazanan genç isim ilk süksesini böylece yapmış oluyordu. Bu sonucu diğer başarılar takip etti:
- Coburg 1904 (7,5/12)
- Viyana 1905 (13/18)
- Stokholm 1906 (9/11)
- Viyana 1908 (14/19)
- Prag 1908 (13,5/19)
Valsin ve sanatın başkentinden çıkan bu genç biraz farklıydı, ataları gibi agresif ve fedaya dayalı bir oyun anlayışı bulunmuyordu. En büyük Viyanalı olan Steinitz'in izinden gitmeyi tercih etmiş, daha konumsal ve sağlam bir stile sahip olmuştu. Beraberlik sonucundan asla rahatsız olmaz, çoğu zaman kaybetmemeyi birincil hedef olarak görürdü.
Bu sebepten ötürü bazı turnuvaları hak ettiği sıranın altında bitirdiği olmuştur (gelen beraberlik tekliflerini reddetmemesinden ötürü). Ancak ikili maçlarda ise yenilmez bir oyuncu profili ile karşılaşırız. Öte yandan insan kendini, doğup büyüdüğü coğrafyadan tam manasıyla soyutlayamaz ve genlerinde bazı özelliklerini (farkında olmasa bile) taşır. Romantik damarı tuttuğunda Schlechter'in neler yapabileceğine göz atalım:
Bu parti satranç tarihinde "Schlechter Ölmezi" olarak bilinir. Şimdi Viyanalı ustanın unvan maçına kadar uzanan hikayesine kaldığımız yerden devam edelim. Lasker 1908 yılında Doktor Tarrasch'ı mağlup etmeyi başarınca, Berlin'e seyahat eden Schlechter derhal kendisine teklifte bulur ve olumlu yanıt alır ancak dünya şampiyonunun bazı şartları mevcuttur:
Maç 30 oyundan oluşacaktır ve galibin en az iki puan fark atması gerekmektedir (Satranç tarihçilerinin ikileme düşmesine sebebiyet verecek madde!). Ayrıca Marshall maçında dağıtılan 1000$ ödül parası Lasker tarafından minimum miktar olarak belirlenir. Schlechter tüm şartları kabul eder ve sponsor aramaya başlar. Lasker tarafından talep edilen para o dönem için ciddi rakamdı ve Viyanalı bir sene uğraş göstermesine rağmen miktarı denkleştirmekte başarılı olmadı. Bunun üzerine Lasker daha düşük bir ödüle razı geldi ve 15 oyundan oluşacak maçı Viyana, Berlin ve Londra'da oynamayı kabul etti. Londra'lı organizatörler maça ilgi göstermeyince maç daha da ufalır ve tarihin en kısa klasik unvan maçı olarak 10 parti üzerinden ayarlanır. Yukarıda bahsedilen iki puanlık fark maddesi ise "Eşitlik durumunda unvanın akıbeti hakem kararı ile belirlenir" olarak güncellenir.

Lasker ve Schlechter maçın Viyana ayağındayken
İlk beş oyun Avusturya'da oynanacaktır yani meydan okuyanın vatanında. İlk dört karşılaşma eşitlikle sonuçlanır ancak şehir değiştirmeden hemen önce oynanacak son parti Schlechter'e gider. Oldukça çetin ve uzun geçen 5. partinin detaylı analizini ve maçla ilgili enteresan hikayeleri Görkem Sivri'nin "Emanuel Lasker" adlı eserinde bulabilirsiniz.

(https://www.satrancdukkanim.com/default.asp?git=9&urun=549)
Ustalar Berlin' geçtiler ancak Lasker, Schlechter' in savunmasını aşamıyordu. Son partiye gelindiğinde Viyanalı (+1 =8) skoruyla unvanı ele geçirmek üzereydi. Lasker 10. partiye çıkmadan önce duruma açıklık getirdi:
"Schlechter ile unvan maçımın sonu yaklaşıyor ve hayatımda ilk defa yenilen taraf olabilirim. Eğer böyle bir şey olursa unvan iyi birinin eline geçmiş olacak."
10. oyun öncesi Schlechter'in de söyleyecekleri vardı, kendisi dokuz beraberlik ve tek bir galibiyetle unvana erişme niyetinde olmadığını acıkça belirtmiş ve siyah taşlarla oynamasına rağmen mücadeleye 'galibiyet' parolasıyla çıkacağını anons etmiştir. Satranç tarihinin en ilginç oyunlarından biri işte bu şartlarda 8 Şubat 1910 tarihinde başlar.
Bu galibiyetle skor 5-5 oldu ve hakemin kararını ne yönde verdiğini de öğrenmiş olduk. Bu mücadele satranç tarihinde eşitlikle sonuçlanmasına rağmen unvanın şampiyonda kaldığı ilk maçtır. Benzer durumlar Sovyetlerin sahneye çıktığı 1950 ve sonralarında birden fazla kez yaşanacaktır.

Carl Schlechter (1874-1918)
Peki ya maçı kaybetmemesine rağmen unvana erişemeyen aday için ne demeli? Bazı uzmanlara göre bu sonuç Schlechter'i rahatsız etmemişti, dünya şampiyonu ile denk olduğunu göstermek onun için yeterliydi. Hatta içten içe unvanı Lasker'den almak istemediğine dair de teoriler üretilmiştir. Lasker'e göre Schlechter'in aklında şeytanlar dolaşmazdı ve başkasına ait bir şeyi alamayacak kadar da kibar biriydi.
Viyanalı usta satranç dünyasının içinde aktif bir figür olarak kalmaya devam etti ancak I. Dünya Savaşı sonlarına doğru yaşanan kıtlıktan nasibini alarak zayıf düşer ve 1918 yılında Budapeşte'de vefat eder.
Schlechter'in göz kamaştırıcı maç kariyeri bulunmaktadır, sağlığını yitirdiği son zamanlarında Rubinstein'le Berlin 1918'de yaptığı maç hariç (+1, -2, =3) kaybı yoktur fakat belirtmek gereklidir ki kalan tüm maçları da beraberlikle (Karlsbad 1902 Janowski maçı hariç +6, -1, =3) sonuçlanmıştır!
- Marco, Viyana 1893 (+0, -0, =10)
- Marco, Viyana 1894 (+4, -4, =3)
- Zinkl, Viyana 1894 (+4, -4, =3)
- Janowski, Viyana 1896 (+2, -2, =3)
- Alapin, Viyana (+1, -1, =4)
- Teichmann, Viyana (+1, -1, =1)
- Lasker, Berlin/Viyana (+1, -1, =8)
- Tarrasch, Köln (+3, -3, =10)
