Satranç Tahtasında Teşebbüs

Satranç Tahtasında Teşebbüs

AlperEfeAtaman kullanıcısının avatarı
| 9

Alexander Kotov'un "Büyükusta Gibi Oyna" isimli kitabının başlarında, ilk resmi Dünya Şampiyonu Wilhelm Steinitz'in oyunortası teorisine ilişkin bazı ilkelerine yer verilmişti. Bunlardan ilki şuydu:

"Satrançta oyunu ancak ve ancak saldıran taraf kazanır."


İyi ama, iki oyuncudan hangisi saldırmalıydı? Daha yetenekli olan mı? Ya da daha tecrübeli olan? Peki, ya daha yüksek reytingli sporcuya mı bu hak tanınmalıydı? Elbette ki hayır. Bu soruya yanıt ararken kendimizi ikinci ilkede buluyoruz:

"Saldırma hakkı, daha iyi konuma sahip olan tarafa aittir."

Saldırı hakkında yol almışken, aynı konuya ilişkin üçüncü ilkeyle devam edelim:

"Üstünlüğe sahip olan taraf için saldırı yalnızca bir hak değil; aynı zamanda bir görevdir. Aksi takdirde, var olan avantajın yitirilmesi riskiyle karşılaşılır."

Her birinin altı onlarca öğretici örnekle doldurulabilecek bu maddeler yazımızın esas konusu değil. Benim aklıma takılan ve sizlerle tartışmak istediğim mesele şu: Sahip olduğumuz üstünlüğün ölçüsü ya kalın çizgilerle belirlenmemişse? Belirli bir üstünlük elde edebilmek için, sonuçları hiç de belli olmayan birtakım riskleri göze almamız gerekiyorsa?

"Kazanırsam o bir fedaydı. Kaybedersem bir hata..."
- George Koltanowski


Birkaç gün önce, kitaplığımda uzun bir süredir incelenmeyi bekleyen bir açılış kitabına bakmaya başladım. Imre Hera ve Ufuk Tuncer'in yazdıkları, önsözünü de Alexei Shirov'un kaleme aldığı "A Cutting-Edge Gambit against the Queen's Indian" kitabına. Yok hayır, tahta-başında ya da bilgisayar ekranının karşısında değil; kanepede uzanırken. Biliyorum, bu ancak bir göz gezdirme sayılabilir, fakat bazen körleme takip etmeye çalıştığınız bir devamyolu sizi bambaşka noktalara taşıyabiliyor. Bahsettiğim enteresan devamyoluna birazdan geleceğim, fakat oyunları kronolojik sırada sizlere sunmanın daha iyi olacağı kanaatindeyim. Neden mi? Çünkü sırasıyla tüm oyuncuların önceki partilerden esinlendiklerine adım gibi eminim!


Zürih 1953. Eski Dünya Şampiyonu Max Euwe, hakkında yazılan turnuva kitabıyla belki de en unutulmaz Adaylar Turnuvası sayılan buluşmada, ancak eski günlerini aratır bir performans ortaya koyabiliyor.

Yine de Hollandalı Şampiyon öyle bir oyuna imza atıyor ki, galibiyeti unutulmaz turnuvanın en akılda kalan karşılaşmalarından biri oluyor.


Girişimci oyun denince akla gelen ilk isim herhalde Mikhail Tal olmalı. Ancak Dünya Şampiyonu mertebesine ulaşamamış bazı oyuncuların partileri de en az Riga Sihirbazı'nın örnekleri kadar enteresan. Nezhmetdinov, Zvjaginsev, Jobava, Dubov ve diğerleri. Benim de Rumen kökenli İspanyol Büyükusta Mihai Suba'nın oyunlarıyla tanışmam, kendisinin "Dinamik Satranç Stratejisi" kitabıyla oldu.

Geçtiğimiz yaz boyunca elimden düşüremediğim yapıtında karşılaştığım oyunları, her defasında nutkumun tutulmasına sebep oldu. Euwe'nin galibiyetinin izlerini takip eden, bir başka olağanüstü karşılaşma:


Yazışmalı Satranç belki de satrançta en fazla emek gerektiren disiplinlerden biri. Bilgisayarların özellikle de savunmada güçlenmeleriyle yaratıcı fikirler bulabilmek gün geçtikçe zorlaşıyor. Ancak bazen öyle bir oyunla karşılaşıyorsunuz ki, "Yazışmalı Satranç bitti mi?" soruları aniden anlamsızlaşıyor. Karşınızda bir başyapıt:


Yazımı bir başka inanılmaz partiyle noktalıyorum. Belki aylar, yıllar süren bir yazışmalı partinin ardından, her şeyin 5-10 dakikada bittiği bir yıldırım partisiyle.

Hayatımda hiçbir zaman gerçek bir müteşebbis olamadım. Ancak örneklerini yukarıda gördüğümüz yaklaşımlarda bulunan romantiklere her zaman gıpta ettim. Onlar ve risklerle dolu girişimleri olmasaydı, eminim ki satranç tahtası hiçbir zaman o kadar da renkli olamazdı.

Yararlanılan Kaynaklar:
- The Mammoth Book of the World's Greatest Chess Games; Burgess, Nunn, Emms, Robinson, 2010.
- Dynamic Chess Strategy; Mihai Suba, New in Chess, 2010.
- A Cutting-Edge Gambit against the Queen's Indian, New in Chess, 2014.
- New in Chess 2017#5, New in Chess, 2017

Daha Fazla Haber

Hipermodern Paradoksu

Hipermodern Paradoksu

Kitapseverin Cenneti:  Le Due Torri

Kitapseverin Cenneti: Le Due Torri