Satranca Yeni Başlayanların Mutlaka Bilmesi Gereken Oyunsonu
Satranca yeni başlayanlar bu oyunsonunu mutlaka öğrenmeli.

Satranca Yeni Başlayanların Mutlaka Bilmesi Gereken Oyunsonu

louisathomas
29 Kas 2017 00:00 |
89 | Oyun sonları

Satranç dramatik ihtimallerin oyunudur.

Sadece birkaç hamlede potansiyel konumların sayısı milyonlara varıyor. Kısa süre sonra, bir insanın hayatı boyunca sayamayacağı kadar permütasyonlar oluşuyor. Bu çok iyi biliniyor; bazen evrendeki moleküllerin sayısından daha çok satranç hamlesi olduğunu duyuyorsunuz. Hala, bu beni her zaman şaşırtıyor. Oyuncular 20 hamleye kadar teoriyi takip etmiş bile olsa, bir noktada birinin yeni bir hamle yapması yüksek bir olasılık.

Burada bahsetmek istediğim konu yenilik değil. Bu yeni bir stratejik felsefenin varlığı da değil. Benzer bir mantık sarmalı -- hamle karşı hamleye bağlı-- yüzlerce yıldır oyunların içine kodlanmış. Ancak kaçınılmaz şekilde bir mutasyon oluşuyor.

Her oyunun muazzam potansiyeli tasavvur edilemez bile olsa, beni daha da fazla şaşırtan şey oyunların nasıl hızlıca, tahmin edilebilir şekilde ve doğal olarak çözümlendiği. Taşlar değişiliyor; kareler temizleniyor; konum basitleşiyor. Birkaç hamle içerisinde zihnin tamamen değerlendirebileceği bir konuma sahip oluyorsunuz. Orijinal bir şeyden herhangi bir satranç oyuncusunun daha önce gördüğü bir şey ortaya çıkıyor. Bir beyaz şah, örneğin, ve bir beyaz piyon ve kale; ve bir siyah şah ve bir siyah kale.

chess pieces

Bu konum sadece tanıdık değil, aynı zamanda iyi bir satranç oyuncusu için tek bakışta kazanıyor mu, kaybediyor mu, ya da berabere mi anlaması kolay. Konumdaki yapıyı sezgisel olarak, çok zahmetli bir hesaplama yapmadan tanıyabilir. Hemen anında uygun bir oyunla belli bir konum elde edip edemeyeceğini hemen söyleyebilir, burada Siyah, piyonunun vezire terfi etmesini durdurmak için çaresiz kalacak. Bu kurgu o kadar standart ki adı bile var, Lucena konumu.

Eğer o konumu elde edebilirse, oyunu kazanmış gibi oluyor. Tarih, rastlantısallık üzerine ağırlığını koyuyor. 

Buradaki basit fikir beyaz piyonun yedinci sıraya ilerlemiş olması, ama vezire çıkma karesinden kendi şahı tarafından engellenmiş. Bu sırada beyaz kale, siyah kale piyonun diğer tarafındaki dikeyde otururken, siyah şahı piyondan en azından bir dikey uzakta tutabiliyor. Piyon kale piyonu olmadığı sürece, beyaz taşlarla oynayan oyuncu kalesini can sıkıcı şah çekmelerden şahını korumak için “köprü kurma” olarak adlandırılan bir metod kullanabilir.

Eğer kaleler değişilirse, beyaz piyon kolayca vezir çıkacak.



Satranç tahtası üzerinde bu metodu az sayıda oyuncu bulacaktır. Bunun yerine, tıpkı opozisyon ya da Katalan teorisi öğrendikleri gibi öğreniyorlar. Geçmiş, geleceği yönlendiriyor. Test edilmiş teknikler çalışılabilir. Eskilerin oyuncularının hayaletleri oldukça bonkör; onların dersleri devam ediyor. Ana fikir bu, en azından.

Benim dışımda, Lucena sevimli bir hayalet değildi. Daha çok kişisel bir işkenceci.

Bir keresinde mutfak masasına bir kale ve piyona karşı kaleyle oturdum ve kendi kendimi yenme konusunda çaba sarfedip başarısız olarak bir saatten fazla zaman harcadım. Lucena'nın hayaleti tüm bu zaman diliminde bana acımasızca gülüyordu. Sadece Lucena konumunu bir galibiyete dönüştürmeye çalışmadım, ancak oyun boyunca kalemi falan da kaybettim. Bu Lucena'nın aklını onun kale ve piyon kuzeni olan Philidor ile karıltırdım. Rakibimin terkettiği o anda hızlıca koşup saklanmak istedim.

Ancak bundan saklanmak yok.

Hem Lucena da kimmiş? Bir Lucena konumuyla özellikle sinir bozucu bir karşılaşmamdan sonra merak ettim. Adı Luis Ramirez de Lucena idi. Repetición de Amores y Arte de Ajedrez con 101 Juegos de Partido (“101 Oyunda Aşkların ve Satranç Sanatının Tekrarı”) isimli kitabı 1497 yılında Salamanca, İspanya'ya yayımlandı.

null

İmge: North Carolina Üniversitesi.

Bu geriye kalan en eski satranç kitabı -- ve en az bilinenlerden biri. Sadece birkaç kopyası var. Satranç kuralları modern şekilde kodlanırken yazılmış, ve açıkçası, hatalarla dolu. Birçoğu, bazı yorumcuların önerdiği gibi, kaybolan daha eski bir kitaptan intihal yapılarak alınmıştı. Lucena'nın aşk ve satranç arasında ne gibi bağlantılar bulduğunu bilemiyorum, çünkü bu kitap İngilizce'ye çevirilmedi. Lucena'nın üzerimde olan gücünü kırmak yerine, araştırmam yalnızca onu daha da gizemli hale getirdi.

Dahası, Lucena'nın kitabı Lucena konumunu içermiyordu. Bu konum ilk olarak 1634 yılında yayımlanan Alessandro Salvio’nun Il Puttino adlı kitabında ortaya çıktı.

null

İmge: Wikipedia

Belki uygun olanı buydu. Herşeye rağmen, her oyun kendisinden önce gelen bir oyunun yanlış bir yakısıdır. Bunun bana çekici gelen bir yanı var, antik birşeyi almak ve onu yeni yapmak. Bir uzun yolu takip edip kendi kısa yollarımı oluşturabilirim. 

Ama Lucena konumunu öğrenene kadar değil.


Lucena konumunu Chess.com bilgisayarına karşı bu alıştırma ile çalışabilirsiniz.





nullLuisa Thomas Amerikalı bir yazar, (aralarında - 'Louisa: The Extraordinary Life of Mrs. Adams'ın da bulunduğu) iki kitabı var, NewYorker.com'a düzenli olarak katkıda bulunuyor, Gartland.com'da yazarlık ve editörlük yaptı, ve tenis ve satranç sporlarına "kafayı takmış". Onu Twitter'dan takip edebilirsiniz.

louisathomas kullanıcısından daha fazla
Bir Satranç Oyuncusu Kaç Hamle Ötesini Görebilir?

Bir Satranç Oyuncusu Kaç Hamle Ötesini Görebilir?

İlk Satranç Turnuvamdan Öğrendiklerim

İlk Satranç Turnuvamdan Öğrendiklerim